NETlab Araştırma Notları ve Yapım Süreçlerine Dair Teknik Bir İnceleme
NETlab’ın 4 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirdiği atölyede, VP Süpervizörü ve teknik yönetmen Emre Şan, sinema ve televizyon endüstrisinde giderek yaygınlaşan sanal prodüksiyon (virtual production) teknolojilerini teknik ve sektörel boyutlarıyla ele aldı. Şan, sanal prodüksiyonu yalnızca bir “yeni çekim tekniği” olarak değil, üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir ekosistem olarak değerlendirdi.
Konuşmasının başlangıcında sanal prodüksiyonun küresel ölçekte neden hızla yaygınlaştığına değinen Şan, özellikle pandemi sonrası dönemde yapım süreçlerinin daha az maliyetli, daha esnek ve daha kontrollü çözümlere yöneldiğini vurguladı. Büyük platformların yapımcılardan artık “daha küçük bütçelerle aynı gerçekçilik düzeyini” talep ettiğini belirten Şan, sanal prodüksiyonun bu beklentiye yanıt veren en güçlü araçlardan biri haline geldiğini ifade etti. Bu bağlamda, 1899 dizisinin büyük bölümünün fiziksel olarak denize açılmadan, LED ekranlarla çevrili bir stüdyo ortamında çekilmesi, teknolojinin ulaştığı noktaya örnek olarak paylaşıldı.
Yaratıcı İnsan Kaynağı Teknoloji Kadar Önemli
Seminerde öne çıkan temel başlıklardan biri, Türkiye’deki sanal prodüksiyon altyapısının önündeki en büyük engelin teknolojik ekipman değil, yetişmiş insan gücü olduğuydu. Emre Şan, LED ekranlar, kamera sistemleri ve yazılımların tek başına bir anlam ifade etmediğini; bu sistemleri anlayan, yöneten ve üretime dönüştüren ekipler olmadan stüdyoların işlevsiz kaldığını vurguladı. Yüksek bütçelerle kurulan stüdyoların, gerekli teknik ve yaratıcı kadrolar oluşturulmadan sürdürülebilir olamayacağını belirten Şan, bu noktada üniversiteler ve eğitim ortamlarının kritik bir rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
XR teknolojisindeki LED Ekranlar ve Işık Kaynakları
Sanal prodüksiyonun teknolojik bileşenlerini katılımcılarla paylaşan Emre Şan, kullanılan sistemleri “Extended Reality (XR)” başlığı altında değerlendirdi. Şan, XR teknolojilerinde oyuncuların ve fiziksel setin gerçek, arka planın ise dijital olarak üretildiğini; bu sayede hem mekânsal sınırlamaların aşıldığını hem de lojistik maliyetlerin ciddi biçimde azaldığını ifade etti. LED ekranların modüler yapısı, yalnızca bir arka plan değil aynı zamanda sahnenin ışık kaynağı olarak çalışması, görüntüdeki gerçekçilik hissini artıran temel unsurlar arasında yer aldığını vurguladı. Şan bu konuda, dijital arka planın renk ve ışık değerlerinin doğrudan oyuncuya yansımasının, post-prodüksiyon aşamasında sıkça karşılaşılan “yapaylık” sorununu büyük ölçüde ortadan kalktığına dikkat çekti.
“Post-Prodüksiyonun Sonu: Her Şey Gerçek Zamanlı”
Sanal prodüksiyonun en büyük devriminin post-prodüksiyon sürecini ortadan kaldırması olduğunu belirten Şan, “Bu sahneyi çektiğiniz anda artık o artık yayına gidiyor; montaj, compositing veya efekt, bunların hiçbirisi yok” dedi. Ancak bu durumun çok ciddi bir “pre-production (ön hazırlık)” süreci gerektirdiğini, “Virtual Scouting” ve “Previs” gibi yöntemlerle çekimden haftalar önce her detayın dijital ortamda hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Emre Şan’ın özellikle vurguladığı bir diğer nokta ise, sanal prodüksiyonla birlikte üretim sürecinin operasyonel yükün yapım sonrasından yapım öncesine kayması oldu. Çekimden önce gerçekleştirilen Sanal Mekan Keşfi [virtual scouting], Ön Görselleştirme [Pre-visualization / Pre-vis ] ve sahne planlama süreçleri sayesinde, sahneler dijital ortamda önceden tasarlanıyor ve çekim sırasında büyük ölçüde “son hâline yakın” biçimde üretiliyor. Bu durum, yapım sonrası (post-prodüksiyon) yükünü hafifletirken, ön hazırlık aşamasının çok daha disiplinli, uzun ve planlı yürütülmesini zorunlu kılıyor.
Yapay Zeka Bir Araçtır, Önemli Olan Yaratıcılık
Yapay zekanın sanal prodüksiyon üzerindeki etkilerini de değerlendiren Emre Şan, bu teknolojinin bir tehdit değil, hız kazandıran bir asistan olduğunu vurguladı . Yapay zekanın sahneleri çizerken veya konsept tasarlarken fikir verdiğini ancak ışık yönetimi ve kamera kullanımı gibi fiziksel işlerin hala insana bağlı olduğunu belirtti. Şan, “Yapay zeka bu endüstriyi bitiremez; asıl olan sizin fikriniz, yaratıcılığınız ve mesajınızdır” diyerek, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin bütünü oluşturan asıl gücün insan zihninden çıkan fikir olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın sanal prodüksiyon süreçlerindeki rolüne de değinen Şan, bu teknolojiyi bir tehditten ziyade yaratıcı süreci hızlandıran bir araç olarak değerlendirdi. Konsept geliştirme, sahne tasarımı ve görsel fikir üretiminde yapay zekânın önemli katkılar sunduğunu; ancak ışık, kamera, fiziksel mekân ve anlatı gibi temel unsurların hâlâ insan yaratıcılığına dayandığını vurguladı. Teknolojinin gelişmesine rağmen, anlatının merkezinde her zaman fikrin ve mesajın yer aldığını hatırlattı.
İnsanın ve hikâyenin merkeze alındığı bu vizyon çerçevesinde etkinlik; sanal prodüksiyonun salt teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda eğitim, istihdam ve üretim pratiklerini kökten değiştiren çok katmanlı bir alan olduğunu gösterdi.
Bu yazı, 4,11,18 Aralık 2025 tarihinde NETlab Yeni Medya Araştırmaları Laboratuvarı Teknoloji Seminerleri kapsamında düzenlenen “Sanal Prodüksiyon: Teoriden Pratiğe LED XR Kullanımı Atölyesi” Emre Şan’ın sunumunda aktardığı teknik bilgiler ve sektörel gözlemler temel alınarak Şafak Dikmen tarafından hazırlanmıştır. Görsel ve yazılı içerik üretiminde, farklı yapay zeka araçalarından yararlanılmıştır.
Katkılarından dolayı; Emre Şan’a, Kağan Daldal’a ve KuleXR Studios & HUB ekibine teşekkür ederiz.
#EmreŞan #VirtualProduction #SanalProdüksiyon #SinemaTeknolojileri #NETlab #AnkaraÜniversitesi #XR #UnrealEngine #YapayZeka

